Anne ve Babaların En Çok Yaptığı Hatalar

0 167

Anne ve Babaların En Çok Yaptığı Hatalar

Şekerli Su Sarılığa İyi Gelir 

İlk günlerde bebeğin kanında çok fazla miktarda bilirubin birikmesi nedeniyle cilt ve göz aklarının sararması şeklinde meydana gelen bir hastalıktır. Halk arasında, sarılık görülen bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Ancak bebeğin beslenmesinde hiçbir şekilde şekerli suyun yeri yoktur. Şekerli su verilmesi bebeğin anne sütünü reddetmesine, emme az olduğundan sütün gelmesinin gecikmesine neden olabilir.

Tırnaklarını kesmek için kırkının çıkmasını beklemeye gerek yoktur 

Bebeğin tırnakları, tırnak yatağını ne zaman geçerse o zaman kesilmelidir, bunun için kırkının çımasını beklemeye gerek yoktur.  Bazen bebek doğduğunda bile kesilebilecek kadar uzun olabilir. Bebeğin kırkı çıkmadan tırnağı kesilmez inanışı tamamen hurafedir.

Yeni doğanlara eldiven giydirmek şart değil 

Yeni doğan bebeğinize eldiven giydirmeniz, en önemli algı yollarından birini kapatmanız demektir.  Çünkü bebeğinizin öncelikle kendi varlığını ve annesini dokunarak hissetmesinin önüne geçmiş  olursunuz.  Bebeğinizin eldivenlerini çıkardıktan sonra tırnaklarını devamlı kısa tutmaya özen gösterin ki tırnakları ile yüzüne zarar vermesin.

Bebeği tuzlamak 

Bebeği tuzlamanın ölümcül sonuçları olabilir Anadolu’da halen yaygın olarak kullanılan yenidoğan bebeğin tuzlanması adeti, son derece tehlikeli ve ölümcül sonuçları olabilecek çağdışı bir uygulamadır ve kesinlikle yapılmamalıdır.

Bebeğin sık ağlaması sonucu anne sütünün yetmediğini düşünerek mamaya başlamak 

En değerli ve faydalı tek besin olan anne sütü 0-6 ay boyunca tek başına verildiğinde genellikle bebeğin büyüme ve gelişimini sağlayacak kadar yeterli salgılanıyor. Anne sütü tek başına bebeğe ayda ortalama 600-900 gram arasında kilo kazandırabiliyor. Bebekler doğumdan sonraki ilk günlerde mide hacimleri fazla olmadığı ve anne sütü hızlı sindirildiği için çok çabuk doyuyor ve sık acıkıyorlar. Ancak ilerleyen günlerde daha uzun süre ve daha güçlü emerek, beslenme saatlerinin arasını açabiliyorlar. Eğer bebek ayda en az 600 gram veya haftada 150 gram alabiliyorsa bu anne sütü ile doyduğu anlamına geliyor. Bebeğin ağzının kenarından süt akması, yutma seslerinin duyulması, emdikten sona bebeğin uyuması iyi beslendiğinin göstergesidir. Bebeğin kilosuna bakılmadan, her ağlaması açlık sanılarak mamaya geçilirse, anne sütü giderek azalıyor. Çünkü bebek daha kolay alınan ve daha tatlı olan bu besine kolaylıkla alışabiliyor ve daha az emdiği için anne göğsünde süt yapımı azalıyor.

Anne sütü alan bebeğe su vermek 

Anne sütünün % 90’ı sudan ibaret olduğundan, bebeğe ayrıca su vermeye gerek yoktur. Bebeğin açık renkli ve bol idrar yapması yeterli sıvı aldığını gösterir. Yapılan çalışmalar anne sütünün sıcak ve kuru havalarda bile yeteri kadar su içerdiğini ve bebeğin su ihtiyacını karşıladığını göstermiştir.

Bebeği çok kalın giydirmek veya ev ısısını 24-25 derecelerde tutmak 

Kış aylarında bazı aileler çocuklarını üşütmekten çok korkuyor, bu nedenle onu hem terlettirecek kadar sıkı giydirip hem de oda ısısını arttırıyor. Bu da fazla terlemeye, sıvı kaybına, isilik ve pişiklere, cilt enfeksiyonları ile huzursuzluğa yol açabiliyor. Bebeğin odası fazla sıcak olduğunda havadaki nem oranı azalmakta, solunan hava sıcak ve kuru olmaktadır. Buna bağlı olarak da solunum yollarının iç duvarı olan mukozası şişmekte ve solunum yollarının daralıp tıkanmasına neden olmaktadır bu nedenle çocuğunuzu fazla giydirmemeye ve oda ısısının 21-23 dereceyi geçmemesine özen gösterin. Fakat banyo sırasında ortam ısısını 24-25 derece arasında tutabilirsiniz.

Havaya Atarak Oynamayın 

Küçük bebekleri oynamak ve sevmek amacıyla havaya atmak doğru değildir. Çünkü bebeklerin boyun ve omurgayı destekleyen kasları yeterince gelişmemiştir.

Bebeklere 6. aydan önce ek gıdaya başlamak 

Sadece anne sütü alan ve iyi gelişen bebeklere  6.ay bitene dek başka hiçbir ek besin verilmemeli. Tek başına anne sütü, bebek D vitamini ile desteklendiği takdirde, ilk 6 ay bebeğin tüm gereksinimlerini  karşılar. Fakat 6 ay biter bitmez de ek besine başlayın. Aksi halde hem anne sütü yetmeyebilir, hem de bebeğinizin gıdalara alışması zorlaşabilir. İster mama, isterse anne sütü ile beslenen bebek olsun, ek besinlerin 5. özellikle de 4. aydan önce başlanması,  anne sütüyle ilk 6 ayda alması gereken koruyucu etmenleri daha az aldığı için sık enfeksiyon geçirme riski artar, allerjik hastalıkların görülme sıklığı artar, çocuğunuzun böbrekleri ve sindirim organları  henüz hazır olmadığı için fazla yüklenme durumu gibi pek çok soruna yol açabiliyor. Ayrıca bu besinlerle karnı doyurulan çocuk, anne sütünü daha az emeceği için anne sütü de erken azalıp, erken kesilebiliyor.

Mamasını Bulamaç Gibi Vermeyin 

Tüm ek besinleri bulamaç gibi alan bebek tat duygusunu ve çiğneme alışkanlığını geliştirmekte zorlanır. Başlangıçta annelere kolay ve cazip gelen bulamaç yöntemi 1 yaşa yaklaşan çocuklarda kabusa dönüşebiliyor. Hep aynı tadı alan çocuk bu tattan bıkıyor ama tekli tatlarla da yabancılık çekiyor ve çiğneyemiyor. Tüm bunlar besini reddetmesine ve iştah problemlerine yol açabilir.

Ateş yüksek ve düşmüyorsa hemen antibiyotiğe başlamak 

Oysa çocukluk çağı ateşlerinin çok büyük bir kısmı viral enfeksiyonlar nedeniyle oluşuyor ve bunlar da en az 3 gün, hatta bazen 5-7 gün ateşle seyredebiliyor. Virüs enfeksiyonlarında antibiyotiklerin yeri yok. Dolayısıyla gereksiz yere antibiyotik vermek sadece antibiyotik direncine neden olmakla kalmayıp, çocuğun bağışık sisteminde çok önemli rol oynayan probiyotik bakterilerin de yok olmasına zemin hazırlıyor.

İştahsız çocuklara televizyon karşısında yemek yedirmek 

Çocuk yemeği sofrada ve aile bireyleriyle beraber yemeli. Mutlaka yemek yesin diye televizyon karşında ağzına konan lokmalar belki farkına varmadan çocuk tarafından birer ikişer yutuluyor. Ancak çocuk ne yediğinin bilincinde olmayacağı için bundan bir tat ve lezzet almıyor. Sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması için; çocuk yemek öğününün geldiğinin ve yemek yediğinin farkında olmalıdır. Oysa televizyon izlerken çocuğunuz öncelikli olarak yemek yediğinin farkında değildir.

Yatağa yatmadan hemen önce özellikle süt, meyve suyu, kek, kurabiye vermek ve yatırmak 

Yatağa yatmadan 1,5-2 saat önce su hariç, yeme içme eylemini bitirin ve çocuğunuzu midesi boşken yatırın. Özellikle 2 yaşından sonra bu alışkanlığı kazandırın. Bu sayede çocuğunuz hem sabah daha aç kalkar ve kahvaltı öğününü çok daha güçlü yapabilir, hem de reflü riskini önlenmiş olursunuz. Unutmayın ki geçmek bilmeyen üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının temelinde (geçmek bilmeyen kulak ve boğaz enfeksiyonları, öksürük, ses kısıklığı, hırıltı, ağız kokusu vb.) gastro özofajial reflü (mide içeriğinin yemek borusuna ve daha da yukarılara kaçması ) hastalığı yatabiliyor.

Ateş düşürücü ilaç vermek 

Ateş, vücut ısısının normalin üstüne çıkması durumudur. Ateş, enfeksiyonlara karşı verilen savaşın göstergesidir ve çoğu zaman mikrobik ya da viral bir hastalığın belirtisi olabilir. Dünya Sağlık Örgütü altı ayın üzerindeki bebeklerde, ateş 39 dereceyi geçmediği sürece ve bebeğin genel durumunu bozmadıkça, yani bebek halsiz, bitkin ve düşkün görünmedikçe ateş düşürücü kullanımını önermemektedir. Ateşin çok yüksek seyretmesi hastalığın şiddetini göstermediği gibi, ateş düşürücülere cevap alınması da hastalığın hafif olduğunu göstermez.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.